Telefon Bataryasının Ömrünü Uzatan Alışkanlıklar
Batarya yıpranması kaçınılmazdır ama hızı büyük ölçüde kullanım alışkanlıklarına bağlıdır. Isı, şarj aralığı ve arka plan tüketimi belirleyici üç etken.
Nihan Arısoy 4 dk
Telefon bataryaları, cihazın en hızlı yaşlanan parçasıdır. Ekran çizilmediği, işlemci yavaşlamadığı halde ikinci yılın sonunda pek çok telefon eskisi kadar dayanmaz. Bu, bir arıza değil; şarj edilebilir pillerin doğasında olan kimyasal bir yıpranmadır.
Yine de aynı model iki telefondan biri iki yıl sonra hâlâ gün boyu dayanırken diğeri öğleden sonra tükeniyorsa, aradaki fark büyük ölçüde kullanım alışkanlıklarıdır. Bataryayı neyin yıprattığını bilmek, ömrünü belirgin biçimde uzatmaya yeter.
Batarya Nasıl Yaşlanır?
Telefonlarda kullanılan lityum esaslı bataryalar, iyonların iki uç arasında gidip gelmesiyle çalışır. Her şarj ve deşarj döngüsünde bu iyonların çok küçük bir kısmı geri dönemez hale gelir. Elektrot yüzeyinde ince bir tabaka birikir ve zamanla kalınlaşır.
Bu birikim geri alınamaz. Bataryanın kapasitesi bu yüzden azalır. Üretici verilerinde belirtilen döngü sayısı, kapasitenin belirli bir orana düşmesine kadar geçen tahmini süreyi anlatır. Yani mesele kaç kez şarj ettiğiniz değil, ne kadar toplam enerji geçirdiğinizdir.
Isı: En Büyük Düşman
Bataryayı hızlandırılmış biçimde yaşlandıran tek etken sıcaklıktır demek abartı olmaz. Yüksek sıcaklık, içerideki istenmeyen kimyasal tepkimeleri hızlandırır. Sıcakta geçirilen birkaç saat, normal koşullardaki günlere bedel olabilir.
Pratikte kaçınılması gereken durumlar bellidir: telefonu yaz güneşinde araç torpidosunda bırakmak, kalın kılıfla şarj ederken üzerine yastık koymak, ısınan cihazla ağır oyun oynarken aynı anda şarj etmek.
Cihaz şarj sırasında elle tutulamayacak kadar ısınıyorsa kılıfı çıkarmak, düz ve sert bir zemine koymak ve şarjı bir süre kesmek doğru tepkidir.
Yüzde Sıfır ve Yüzde Yüz Neden Zorlayıcı?
Bataryalar uçlardan hoşlanmaz. Tamamen boşalmış bir batarya, hücre içindeki gerilimin düşmesi nedeniyle baskı altındadır. Tamamen dolu bir batarya ise yüksek gerilim altında bekler ve bu durum yıpranmayı hızlandırır.
En az yıpranan aralık ortadadır. Günlük kullanımda pili yaklaşık yüzde yirmi ile seksen arasında tutmak, ömrü uzatan en somut alışkanlıktır. Bunu kesin bir kural gibi uygulamak gerekmez; sık sık sıfıra düşürmemek ve gece boyunca sürekli tam dolu tutmamak yeterlidir.
Pek çok cihazda bulunan iyileştirilmiş şarj ya da şarj sınırı ayarı tam olarak bu işi yapar: gece boyunca belirli bir seviyede bekletir, sabaha yakın tamamlar. Bu ayar açık bırakılmalıdır.
Hızlı Şarj Zararlı mı?
Hızlı şarj, bataryaya kısa sürede yüksek akım vermek demektir ve bu ısı üretir. Ancak modern cihazlar bu süreci sıkı biçimde yönetir; yüksek hız yalnızca düşük doluluk seviyelerinde uygulanır ve sonrasında yavaşlar.
Ara sıra kullanıldığında hızlı şarj kayda değer bir sorun yaratmaz. Her gün, her seferinde en yüksek güçle şarj etmek ise ısıyı sürekli yüksek tutar. Aceleniz yoksa daha düşük güçlü bir adaptör kullanmak bataryaya iyi gelir.
Yazılım Tarafındaki Tüketiciler
Bataryanın çabuk bitmesi her zaman yıpranmadan kaynaklanmaz. Arka planda konum bilgisi toplayan uygulamalar, sürekli veri yenileyen servisler ve kapatılmayan senkronizasyonlar günlük tüketimi belirgin biçimde artırır.
Ayarlar içindeki batarya kullanım listesi, hangi uygulamanın ne kadar harcadığını gösterir. Listenin üst sıralarında beklemediğiniz bir uygulama varsa, o uygulamanın arka plan izinlerini kısmak çoğu zaman gözle görülür fark yaratır.
Ekran parlaklığı da en büyük tüketicilerden biridir. Otomatik parlaklığı açık tutmak, sabit yüksek parlaklığa göre gün boyunca ciddi tasarruf sağlar.
Uzun Süre Kullanılmayacak Cihaz
Bir telefon aylarca çekmecede bekleyecekse, tam dolu ya da tamamen boş bırakılmamalıdır. En uygun seviye yarıya yakındır. Tamamen boş bırakılan bir batarya, uzun bekleme sonunda derin deşarja girip bir daha şarj kabul etmeyebilir.
Saklama yeri de serin ve kuru olmalıdır. Kalorifer yakını, araç içi ya da güneş gören bir raf uzun süreli saklama için uygun değildir.
Ne Zaman Değiştirmeli?
Çoğu cihazın ayarlarında batarya sağlığı ya da kapasite oranı gösterilir. Bu değer yüzde seksenin altına indiğinde günlük kullanımda fark hissedilmeye başlar. Ani kapanmalar, soğukta hızlı düşüşler ve şişme belirtileri ise değişim zamanının geldiğinin açık işaretidir.
Şişmiş bir bataryayı kullanmaya devam etmek risklidir ve bu durumda cihazı zorlamamak gerekir. İyi haber şu ki batarya değişimi, yeni bir cihaz almaya kıyasla çok daha düşük maliyetli bir çözümdür ve çalışır durumdaki bir telefona birkaç yıl daha kazandırabilir.